top of page

HABERİN ORTAYA ÇIKIŞI II

18. yüzyılda işler artık daha karışık bir hal almaya başladı. Bazı yayıncılar haber elde etmek için mahkemelerde ve borsalarda dolaşan birkaç muhabir işe aldı. Fakat bu profesyonel bir meslek olarak hâlâ kabul edilmiyordu. Ancak İngiltere’deki basın özgürlüğü mücadelesi ve Fransız ve Amerikan devrimleri gibi büyük olaylar sırasında gazeteler gerçek bir kariyer olasılığı haline geldi.


Bu noktaya kadar haber değeri taşıyan bilgilere genel anlamıyla baktık. Gelin bir de ilk haberlerin nasıl ortaya çıktığına kısaca göz atalım.


İlk haber baskıları 14-16. Yüzyıllar arasında matbaa ile başlayan, ticaret ve keşifler ile devam eden süreçte gerçekleşmiştir. 14. Yüzyıl Avrupa’sının yeni ticaret dünyasında zengin olmak birçok ayrıcalık sağlıyordu. Kısa sürede matbaacılık haber piyasasında kullanılmaya başlandı. İlk haberler baskı ortamında önemli etki bırakmadı. 1480’deki Rodos kuşatması, baskıda ilk defa yankı uyandıran siyasal olaylardandı. 16. Yüzyılın başlarında dünya, ilk büyük medya etkinliğini, Alman Reformu’nu yaşadı. Bu reform güçlü değişimlere zemin hazırladı. Baskı piyasasının gözünü açtı. Haber pazarı, sonsuza dek değişecekti.


Yeni dünyalar ve yeni keşifler de beraberinde haberi getirdi. Kolomb, dikkate şayan bir adamdı. Transatlantik deniz yolculuğu için en hızlı rotanın haritasını çıkardı ve aynı zamanda oldukça etkili bir yazar olduğunu yolculuk yazışmaları ile kanıtladı. Yolculuk haberleri el yazması haber raporları ile en az yedi farklı şehre ulaştı. Yine yeni dünyada Amerigo Vespucci’nin 1502’de Brezilya kıyılarını keşfetmesi ve bu keşfin yolculuğuna ilişkin açıklamaları birkaç dilde ve çeşitli baskılarda hızla yayımlandı. 16. Yüzyıl boyunca Yeni Dünya’nın sömürgeleştirilmesi hakkındaki yayınlar çoğaldı. Bu yazışmalar kesin ve hızlı bilgiler sağladı. Haberlerin daha geniş kitleye yayılmasını ise baskı sağladı.


Avrupa’nın bir sonraki yankı uyandıran haberi ise Protestan reformu sırasında gerçekleşti. Protestan reformu halini alan olayın boşa çıkmasının birçok nedeni vardı. Martin Luther alışılmadık bir devrimciydi. Avrupa'nın en güçlü kurumunun tüm kudretinin kendisine karşı olduğunu gördü. Bu mesele rahibin görevden alınıp hapsedilmesi ve unutulmasıyla orada bitmedi. Flüt Harry kurtaran propaganda oldu Luther’in Endüljansa yönelik öfkeli ithamların haberi hızla Kuzey Avrupa’ya yayıldı. Alman İmparatorluğu’nun kuzeydoğu bölgesinde küçük bir kasaba olan Wittenberg bu sürece öncülük etti.

Burası Almanya’nın başlıca iletişim ağından çok uzaktaydı. Papalığın yavaş tepki vermesinin sebebi ise böyle durgun bir yerden çıkan bir haberin mühim olabileceğini düşünmemesiydi. Avrupa'nın haber değeri taşıyan ilk kitle iletişim olayıydı basılan kitap ve risale miktarı olağanüstüydü. 1518 ile 1526 yılları arasında yaklaşık sekiz milyon dini eserin piyasaya sürüldüğü tahmin ediliyor. İlk matbaa acıların çoğunun iflas etmesinden sonra elliden fazla alman şehrinde matbaa yeniden kuruldu. Wittenberg önemli bir basım merkezi haline geldi. Reform risaleleri veya o zamanki adıyla Flugschriften, o dönem çoğu kısa iş için kullanılan quarto formatında üretildi. Genellikle 8 sayfa kadar kısa ve nadiren yirmiden uzun vardı bu metinler zamanla özgün bir görünüm halini aldı.


Reform her biri kendi içinde bir ilk olan özellikleri sayesinde iletişim alanında hatırı sayılır bir yere sahipti. Reform Almanya’da yayımlanan kitapların hacminde büyük ve sürekli bir artışa sebep oldu. Reform ilk defa kitap satın alma alışkanlığı geliştiren hem kadınlarda hem de erkeklerde oluşan yeni bir okur sınıfı yarattı. Bunların arasında yeni bir haber formatı vardı: Neue Zeitung. Bu bir gazete değildi “yeni bilgiler” veya “yeni haber” olarak çevrilebilen bir sözcüktür. Bu format nispeten kısa çoğu zaman tek bir habere adanan düz yazılardır. Bu yapı sayesinde o sırada bahsedilen olay hakkında halkı etraflıca bilgilendirebilirdi. İlk olarak 16. yüzyılda Almanya’da piyasaya çıktılar. Günümüze ulaşan ilk örneği 1509 yılına aittir. Bu tür büyük ölçüde politikayı genellikle de dış ilişkileri konu alıyordu.


İşte bu ilk haberlerden sonra 1605 yılında Johann Carolus Adlı genç bir kitap satıcısı Avrupa haber pazarına dönüştürecek yeni bir iletişim biçimini ortaya çıkarttı: Johann Carolus Gazeteyi icat etmişti. Bu gazete1605 yılında yayınlanmaya başladıysa bile en eski sayıları kaybolmuştur. Günümüze ulaşan ilk nüshalar 1609 yılından kalmadır. Burada haberler daha çok Avviside olduğu gibi ilk sayfada direk konuya giriyordu. Her açıdan bu form korunmuştu. Menşe yerlerine göre toplanan ve gönderim tarihlerine göre tarihlenen bir dizi haberler sunuluyordu ve içerikler de neredeyse avvisi ile aynıydı. Haber risalelerini potansiyel alıcılar için çekici kılan özelliklerin hiçbiri benimsemedi. Manşet ve resim yoktu. Çok az açıklama ve yorum vardı. Ayrıca gazeteler risale okuyucularına metni anlamalarına yardımcı olan yazılımsal özelliklerin hiçbirini benimsemedi. Hiçbir dipnot yoktu. Bu yeni basım türü son derece popülerdi. Bu yeni pazarın geliştirilmesi için atılan en önemli adımlar, önde gelen ilk ticaret merkezinde yani Frankfurt ve Hamburg’da gazetelerin kurulmasıdır. Kısa süre sonra tüm Kuzey Almanya’ya hizmet veren haber tedarikçisi oldu. Ticari hile karışıklıklarının dönmeye başladığı bu dönemlerde gazetelerden para kazanıldığı algısı yansımaya başladı. Almanya, 17. yüzyılda uzun bir süre boyunca Avrupa siyasetinin dayanak noktası oldu. Dolayısıyla haberleri takip etmeleri gerektiğini düşünenler arttı. 17. yüzyılın sonlarındaki Alman gazeteleri içerik ve tasarım açısından ilk girişimlerden çok farklı değildi. Ancak Avrupa’nın diğer bölgelerinde önemli tasarım ve kompozisyon değişiklikleri görüldü. Haber baskısındaki patlama, Avrupa haber pazarının gelişimi için oldukça önemliydi. Bu Avrupa haber dünyasının Kuzey Avrupa'ya doğru yöneldiğine işaret ediyordu. Bu durum, Avrupa bilgi alışverişinin ağırlık merkezine değiştirmişti.


Almanya dışında yayımlanan ilk gazete 1618’de Amsterdam’da ortaya çıktı. Amsterdam, yirmi yıl içinde batı Avrupa haber pazarının merkezi olarak bariz bir üstünlük kurdu. İlk Hollanda gazetesi tasarım açısından alman risale formatından oldukça farklıydı. İki sütunlu haber sayfası, Hollanda’daki ilk gazeteler için kuralcı bir format haline geldi. Artan haber hacmi sayfanın diğer tarafının da kullanılmasını mecbur kıldı. Fakat iki sayfa sorunları da beraberinde getirdi. Gazetenin arka sayfasının kullanılabilmesi için sayfanın kurulması gerekiyordu ve bu zaman alıyordu. Baskı sayıları arttıkça sorun da büyüdü. Bu yüzden haberler geç geldiğinde basın durdurulur, daha az öneme sahip haberler silinirdi. Ve buradan “basımı durdurun” ilkesi icat edildi. Aynı zamanda Hollanda gazeteleri, reklam içeren ilk gazetelerdi. Burada yalnızca belediye tarafından verilen reklamlar sonucu ilk kez gazeteler gerçek anlamda yerleşmeye başladı.


Haber yayıncılığının geleceğine dair alternatif bir vizyon sunan gerçek yenilik için, Güney Hollanda’da az tanınan bir isim olan Abraham Verhoeven’den bahsetmek gerekir. Haber yayıncısı olarak yeni faaliyetini bir ve bir gravürcü olarak uzmanlığını harmanlaştırdı. Yıllarda okuyucusunu cezbetmek için olabilecek en iyi yöntemleri denedi. Yaptığı yatırımlar karşısında maliyetleri artırdığı için yetkililere tekel başvurusunda bulundu. Yaptığı bu talep kabul edildi. Abonelik hizmetine de bu talepten sonra başladı. Verhoeven’ın gazete dünyasına getirdiği en belirgin yenilik ise isimli başlık sayfası oldu çizimleriyle beraber açıklayıcı bir başlık sunuyordu.


16. yüzyılın son yıllarında İngiliz okurları, güçlü bir haber zevki geliştirmişti. Bu dönemde Londralı matbaacılar, Fransızca ve Hollandaca akıntılarının çevirisi için hazır bir pazar buldu. Yeni yüzyılın ilk yıllarında politika yapıcılar ve seçkin müşteriler ilk düzenli el yazması haberse servislerinden yararlanan biliyordu. Fakat İskoç kralı güncel olaylara artan kamu ilgisine pek sıcak bakmadı. Bu durumun raporlarla alevlenmesine istemiyordu. Dolayısıyla Londra matbaacıları kıtasal meselelerle ilgili haber risaleleri üretimini büyük ölçüde azalttı. Bu nedenle ilk İngiliz seri haber yayınının Londra’da değil Amsterdam’da ortaya çıkması şaşırtıcı bir sonuç olmadı.


İngiliz otoriteleri düzenlenmemiş herkese açık yarışma yerine tercih ettikleri kontrol yöntemlerine başvurdu ve bir tekel kurmak istediler. Bu ayrıcalık Butter ve Bourne’a sağlandı. Önceden inceleme için sunulması şartıyla haftalık bir haber kitapçığı yayınlamasına izin verildi. Bu yayıncıların bir yerel haber basmasına veya İngiliz meseleleri hakkında yorum yapmasına izin yoktu. Bu ikili, rekabeti ortadan kaldırmak için koşulları kabul etmek zorunda kaldı. Bu dönemde haber kitapçıkları ilgi çekici niteliklerini sürdürmek için mücadele etti. Yine bu dönemde gazete, suikast amaçlı bir propaganda aracı olarak kullanılmaya başlandı. 1627 yılında Buckingham Dükü’nün kamuoyundaki itibarı keskin bir düşüşe geçmişti. Parlamento bu duruma karşı resmi bir şikayette bulundu. Hükümet kendi gazetelerini oluşturarak haber iştahından yararlanılmasını önerdi. Kriz zamanlarında bir gazete kamuoyunu şekillendirmeye ve yönlendirmeye yardımcı olabilir daha sakin zamanlarda ise gazete resmi bakış açısını yaymaya yarayabilirdi. Yine gazeteler morali yükseltebilir ve insanları itaat etmeye alıştırabilirdi. Bunlar kontrollü bir basının faydalarına ilişkin oldukça samimi görüşlerdir. Bu fikirler ışığında dükten bir kahraman gibi bahsedilen ve halkı etki alanına alan gazeteler yayımlandı. Bu dönemde Butter hayal kırıklığına uğramış yoksul bir adam olarak öldü.


Yirmi yıl boyunca İngiltere gazetenin erken tarihine canlı bir potansiyel olarak yenilikçi bir katkıda bulundu. 30 Mayıs 1631’de Paris gazetesindeki ilk baskısı çıktı. Paris’te iyi tanınan ancak matbaacılık kardeşliğin de olmayan bir adamın eseriydi Theophraste Renaudot. Renaudot, alışılmadık bir haberciydi. Bir süre sonra Renaudot krallık içinde gazete basma, satma ve dağıtım hakkına sahip olduğu doğrulandı. Gazete her cumartesi dağıtıldı. Renaudot üç matbaa kullanarak bir günde 1.200 kopya yayımlayabilir hale geldi. Gazete on iki veya daha fazla quadro sayfasında çıktığı için bu büyük bir başarıydı. Paris gazete sektöründeki deneyim eksikliğine rağmen Renaudot, işletmeye önemli bir yetenek ve tasarım getirdi. Renaudot iktidara yönelik bilgilendirmelerin dışında kardinalin güvenine sahip olduğu için aynı zamanda gazetede yurtdışından çeşitli raporlar sundu ve gazete kısa bir süre sonra eyalet pazarında çoğalmaya başladı. Gazeteyi lisanslı matbaalara vererek bir zincir oluşturuldu ve böylece krallığın dört bir yanına ulaşabildi. Sarayın sesi krallığın her yerinde duyuldu.


Bu tekel mantığı başka biri güçlü zihni Venedik’teki Paolo Sarpi’yi de cezbetmiş görünüyordu. 17. yüzyılın ilk yarılarında Sarpi yetenekli bir yazar olarak şehrin savunucusu ününü kazanmıştı. En iyi stratejisinin kişinin kendi olay öyküsünü yaratması ve böylece yanlış ya da yararsız istihbaratı dışarıda bırakması olduğunu ileri sürdü. Ancak bu birinin elindeki herhangi bir bilginin siyasi meseleler hakkında kendi fikirlerini geliştirmeye sevk etme tehlikesini doğurdu. Birey politik olarak bilgilendirildiği zaman, yavaş yavaş prensin eylemlerini sorgulamaya başladı. Dolayısıyla bundan kaçınılması gerekti ve sonuç olarak bireyi yönetmenin gerçek yolunun, onu kamu işlerinden habersiz tutmak olduğu kanısına varıldı.


Yine ilk İtalyan gazeteleri yazılımsal cesaret ve netliğin hiçbirine sahip değildi. İlk Bolonya gazetesi, tek bir ucuz kağıtta sıkışık bir haber özeti sunuyordu. İtalyanlar neden gazeteye daha sıcak bakmadı sorusunun cevabı, kısmen mevcut haber medyasının devam eden başarısını dayanmaktadır. İtalyan matbaacılar büyük olaylara tepki veriyordu ancak el yazması haber mektuplarının aboneleri siyasi yaşamı ve saray entrikalarını yani günlük olayları takip etmeye devam etti. 17. yüzyıl boyunca İtalyan haber mektuplarının yazarları, el yazması hizmetleriyle seçkin müşterilere sundukları gizli sayfalar arasındaki ayrımı korudu. Dedikodu İtalyan siyasetinin can damarı olmaya devam etti ve basılmaya uygun olmayan haberler en değerli haberler oldu.


Sonuç olarak gazetenin ilk çağı derin ama kasıtlı bir deneme dönemiydi. Yeni icat, Avrupa’nın nispeten küçük bir bölümünde gelişti ve buralarda bile uzaktaki olayların sade ve oldukça rutin bir şekilde bildirilmesi modern okuyucunun kanını pek hızlandırmıyordu. Ancak pek çok haber aktarılmamış da olsa 1.7 yüzyıl gazeteleri, bu kadar çok kişiye ulaşarak siyasi bilinci iki katına çıkardı. Politik olarak bilinçli bireylerin sayısını artırdı ve dünya görüşlerini genişletti. Gazeteler okuyucularına bir haber alışkanlığı kazandırmaya başladı. Gazeteler, 17. yüzyıldaki birçok kişi için haftada 2 kuruş verilerek edinilen makul fiyatlı bir alışkanlık halini aldı. İlerleyen yıllarda ise giderek bir bağımlılık haline gelecekti.


0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

KENDİMİZLE UFAK BİR HESAPLAŞMA

Hani herkesin küçüklüğünden hatırladığı parça parça bazı anılar olur ya, bilirsiniz. Bir mantığı ve nedeni olmasına gerek yoktur, beyin o anıyı kendine göre bir nedenden ötürü saklamıştır. Benim beyni

Comments


bottom of page